İMSAD DERGİ TEMMUZ 2014 SAYISI -SEKTÖREL GÜÇ SUDER RÖPORTAJI

 

SUDER Genel Sekreteri Selçuk Taçalan:

“Su yalıtımı yoksa korozyon vardır ”

 

1999 depreminde binaların yüzde 64’ünün korozyon ve yanlış malzeme

seçimi nedeniyle yıkıldığı hala hatırlarda. SUDER Genel Sekreteri Selçuk

 

Taçalan, bu nedenle su yalıtımının milli bir dava olduğunu vurguluyor.

 


Bunun
 temel nedeni, konuyla ilgili toplumsal farkındalık düzeyinin düşük olması. Kullanıcılar, günümüzde
Su yalıtımı, Türkiye’de yapı sektöründe alanında ihmal edilen konuların belki de başında geliyor.

giderek artan maliyetlerden dolayı birincil olarak ısı giderlerini düşündükleri için,yalıtım denilince akla ilk olarak ısı yalıtımı

geliyor. Su yalıtımı, öncelikli olarak temelden başladığı için, eğer bir binanın yapımı sırasında, daha temel atma aşamasınday-

ken yeterli kalitede malzeme ve işçilikle uygulanmamışsa, geri dönüşü olmayan bir sürecin de ilk adımı atılmış oluyor .

 

Sonuçta, depremlerle boğuşan coğrafya mızda su yalıtımının binaların sağlamlığı açısından yaşamsal bir önemi bulunuyor.

Zira binaları içten içe çürüten korozyonu önlemenin tek yolu su yalıtımından geçiyor.Dolayısıyla su yalıtımı yalnızca ekonomik

değil, insan yaşamıyla da doğrudan ilgili bir konu. SUDER (Su Yalıtımcıları Derneği), sektörün Türkiye’deki paydaşların çoğunu

bir araya getiren bir dernek. Dernek, gerek yaptığı eğitim çalışmaları gerekse Ankara ile yürüttüğü temaslarla bir yandan su yalıtımı

konusunda toplumdaki farkındalığı artırmaya, diğer yandan da sektördeki kalifiye eleman azlığını gidermeye çalışıyor.

Sektörü, sorunlarını ve SUDER’i, yalıtım sektörünün duayenlerinden, dernek genel sekreteri Selçuk Taçalan’la görüştük...

 

Su yalıtımı bina yapımında

hangi aşamada başlar?

Bir yapı yapma fikri oluştuktan hemen sonra bir arsa seçiyoruz. Arsayı bulduğumuz andan itibaren aklınıza ilk gelecek olan şey

temel atmaktır. Temel atma fikriyle birlikte, belki de biraz daha öncesinde, zemin etüdüne dayanarak su yalıtımı yapmak ge-

rekir. Su yalıtımı, binanın dışsal ortamdan, yani toprak içindeki sular, yağmur suları gibi kaynaklardan su almasını engelleme

 

eylemidir.

Binanın su yalıtımını yapmazsak neye sebep oluruz?

       Bakın, size ististiksel bir bilgi vereyim: İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin teknik komisyonu Adapazarı ve Gölcük’te 1999

         depreminde binaların neden yıkıldığına dair bir araştırma yapıyor.Sonuçta, yüzde 64 oranında korozyon veyanlış malzeme seçiminin 

      yıkımlara neden olduğu ortaya çıkıyor. 

     “DOĞRU YAPILAN BİR SU YALITIMI HAYAT KURTARIR”

    Korozyon nedir?

     İnşaatlarda bazen görürüsünüz, “demir çürümüş ya da paslanmış dersiniz” işte o korozyondur. Korozyonu insanlardaki romatizmaya benzetebiliriz. 

    Hani, “Ben eskiden şu kadar metreyi şu kadar saniyede koşardım” dersiniz, ama artık ihtiyarladıkça bastonla yürümeye başlamışsınızdır.

    Çünkü vücut artık sağlıklı çalışmamakta, yavaş yavaş erimektedir. Binada da korozyon oluşması sebebiyle binanın dayanımı

    düşer. Yapısına göre sektör, binaları en az 50-60 yıl dayanıma göre tasarlar. Siz 50 yıllık bir binanın yüzde 64’ünü yok

    ederseniz, demek ki geriye kabaca 20 yıl kalır. Yani kabaca bir hesap yapar ve nüfusun eşit dağıldığını düşünürsek, 1999 depreminde aslında 

   100 kişiden 64’ünün belki de korozyon nedeniyle hayatını kaybettiğini söyleyebiliriz. Biz su yalıtımı yaparak, işte bu korozyonu önlüyoruz.

    Çok net bir milli davadır su yalıtımı. Vedoğru yapılan bir su yalıtımı hayat kurtarır. Elbette tek başına değil. Binanın diğer tamamlayıcı  

     işlemlerinin de aynı ölçekte doğru yapılması gerekir. SUDER tam da bu noktada, sektöre, siyasi iktidara, devletin her kurumuna sesleniyor.

    

 

SU YALITIMI SONRADAN YAPILMAZ”

 

İnşaatlarda bu sıralarda mantolama çok yaygın. Oturduğumuz semtlerde neredeyse her gün yeni bir binanın mantolamaya başladığını görüyoruz.

      Yalıtım denilince herkesin aklına mantolama gelir oldu. Oradaki sıkıntı şu: Isı yalıtımı, yalıtımı bütün binanın tasarımına kattığınız zaman, genel maliyetin yüzde

1’iyle 3’ü arasındadır. Ürünün yerli ya da yabancı olması gibi etkenlerle değişir bu maliyet.Diyelim ki, binanızı tasarlarken paranız yetmedi ve başka bir nedenle ısı yalıtımını

yapmadınız; ısı yalıtımını sonra da yapabilirsiniz. Isı yalıtımında detayları çözebilirsiniz. Kimi yapılar da bu detaylar dahazorlaşabilir ama mutlaka çözülür. “Olmaz,

bunun çözümü imkansız” deme şansınız yok. Fakat su yalıtımını sonra yapacağım dediğiniz zaman öyle bir güce sahip olmalısınız ki, binayı tutup kaldırmanız, alttan

bohçalamanız ve tekrar yerine koymanız lazım. Yani imkansız. Biz binayı yaptığımızda zemine göre uygun seçeneklerle su yalıtımını yapmazsak, aslında kendi

binamızın ömrünü de kısaltmış oluyoruz.Ve tabii içinde deprem korkusu yaşıyoruz.AFAD’da deprem çalıştayı yapıldı. Biz oraya Türkiye İMSAD’ı temsilen katıldık.

İki teknik arkadaşımız burada görev aldı. Orada şunu söyledik: Bu deprem çalıştayında depremle ilgili teknik bilgiler ortaya konulurken, deprem şartnamesinde su 

yalıtımı bir zorunluluk haline getirilmeli!..

        Su yalıtımı dediğimizde sadece binanın  temeli mi gelmeli aklımıza?

      Hayır, aslında temelden başlayarak, binanın cephesinden gelecek suyu da bir şekilde keserek, doğrama ile cephe birleşim noktaları gibi detayları ele alırsınız. Daha sonra 

      çatıya çıkarsınız ki, çatıyı kapatanakadar su yalıtımı henüz bitmemiştir.Bir de binanın içinde banyo, mutfak, balkon, teras gibi alanların yalıtımı yapılır. Yani su yalıtımı binanın her 

     aşamasında yer alır. Su yalıtımı bir binayı teslim ettiğiniz anda, yani binayla birlikte biten bir iştir. Sırf temeli yapınca temeldeki sorunu çözmüş olursunuz ama binanın çatı, teras 

      gibi bunun dışındaki alanlardan da alabileceği su var. Dolayısıyla binanın bitiş süreciyle birlikte bittiğini varsaydığımız bir süreçtir su yalıtımı...

 

   “TÜRKİYE’DEKİ BİNALARIN YÜZDE 90’INDA SU YALITIMI YOK”

    Bu konuda toplumdaki farkındalık çok zayıf olsa gerek…

      Evet çok zayıf. Zaten su yalıtımının pazar da hak ettiği temsiliyeti oluşturmamasının sebebi belki de bu toplumsal farkındalığın yetersiz olması. Su yalıtımı sektörü, 2013 yılını sanırım 

     kabaca 220 milyon metrekare gibi bir rakamla kapattı. Şu anda Türkiye’deki bina stoğunun neredeyse  yüzde 90’ının su yalıtımı yapılmamış durumda. Yeni projelerde şart koşuluyor.

     Yapı denetim firmaları tarafından kontrol ediliyor ki, o da ayrı bir sıkıntı. Neyi, nasıl  kontrol ediyorlar? Müşavirlik sistemimiz gerçekten AB normlarında mı? Bu normlarda olmuş olsak, 

    bir teknik eleman bir şantiyede kontrol yaparken neye bakacağını bilebiliyor mu? Ciddi sıkıntıları olan  bir süreç. 

 

 

Bu süreçte SUDER’in varlığı önemli olmalı?

SUDER, 2006 yılında, su yalıtımı sektöründe faaliyet gösteren önemli yerli ve yabancı aktörlerin kararıyla kurulan bir dernek. Hemen peşinden çeşitli faaliyetlere

giriştik. Milli Eğitim Bakanlığı’yla ve çeşitli okullarla usta yetiştirmek üzere bir protokol imzaladık. Çünkü bizim sektörümüz deki ana sorunlardan biri, uygulamadır.

Türkiye inşaat sektöründe üretilen ürünler yurtdışındaki rakipleriyle aynı kalitede ya da daha yüksek kalitededir. Ama ne yazık ki biz, ürettiği doğru malzemeyi doğru

uygulayamayan bir kültürde yaşıyoruz. Nedeni basit, insan kaynağımız belli bir mesleki eğitimden geçemiyor. Bu noktada kalifiye eleman sıkıntısı çekiyoruz.

Dolayısıyla SUDER olarak bir protokol yapalım dedik. Protokol kapsamında; şu sıra sürmekte olan okul birleştirme ve ayırmalardan sonra bu sayı değişecek olsa da, 

Türkiye’deki 81 ilde 247 okulda teknik öğretmenlik veya eğitmenlik yapan öğretmenlerimize su yalıtımı eğitimi ve relim istedik ve protokolü yaptık. 28 ilde 32 kampüs okul seçtik. 

Bu illerin başında doğal olarak İstanbul yer aldı, çünkü nüfusun ciddi bölümü İstanbul’da. Protokolü İstanbul’da uygulamaya başladık. İSOV Şişli E.M.L.’ndeki ilk seminerimizin

ardından üç okulda 100’ü aşkın öğretmene üç gün süreli eğitim verdik. Katılımcılara hem ürün numuneleri hakkında bilgi ve uygulama eğitimi verdik hem de fabrika ziyareti 

yaparak, imalatın nasıl yapıldığına dair işbaşı eğitimi de verdik. Şimdi Ankara’dan, Maraş’tan, Antep’ten, İzmir’den, Muğla’dan ve birçok başka ilden okullar arayıp, “Bizi de kapsama alın, 

bu eğitim seminerlerinden faydalandırın” diyorlar.

 

Su yalıtımı sektöründe bir tarafta üretim yapan firmalar bulunurken, diğer tarafta da uygulama yapan firmalar bulunuyor. SUDER her iki tarafı da kapsıyor mu?

      Aslında üç tarafı da kapsıyor diyelim.Bizde üç tip üyelik vardır ve üyelikler sektördeki bu üç tip firmaya denk düşer. Birisi üretici üyelerdir; önemli üretici firmalar SUDER’e üye olurlar. 

     Diğeri yalnızca sacılık yapan, bayii dediğimiz üyeler; bunlar çeşitli merkezlerde veya kendi bağımsız alanlarında ofisler ve satış alanları, depolar oluşturmuş, satış alanında faaliyet gösteren

     firmalardır. Üçüncüsü de uygulayıcı üyelerdir.Bu üyelerimizin kurumsal birer kişilik yani birer şirket statüsünde olmaları şarttır. SUDER, bu noktada demokratik katılımı sağlamak için bu üyeler 

   arasında oydaşmayla, fikir beyanıyla ilgili herhangi bir kaygı gütmüyor. Her  grubunda eşit katılım sağlanıyor. Üretim, uygulamaya da satış konularında o alana hakim

olan firmalardan fikir ve görüşler alarak hareket ediyor ve araştırmalarımızı bu görüşlere göre yönlendiriyoruz.

 

Su yalıtımı sektörü ne durumdaTürkiye’de?

Yalıtım sektörü, Türkiye’nin cari açığının yarısını yok edecek güçtedir. Bu öneml bir rakam. Siz ısı ve su yalıtımı yaparak binaların enerji masraflarını ciddi biçimde düşürebilirsiniz. Su yalıtımı binaların öm-

rünü uzatacak bir faktör olduğundan, bir binanın yeniden inşa edilmesini gerektirecek süreyi uzatarak, ülke ekonomisine çok ciddi katkılar sağlar.Türkiye elbette 25 yıl önceki yalıtım

noktasında değil, çok iyi bir yere geldik.Daha iyi noktalara geleceğimiz de belli.Bu konuda devlet de özel sektör de daha duyarlı. Sektörde imalat ve satış yapan yerli firmaların yanı sıra çok önemli

yabancı aktörler de artık Türkiye’de varlar. Bu önemli bir şeydir. Çok önemli markalar var Türkiye’de. Hem kendisinin hem de dünyanın önemli markaları Türkiye’de.

Yalıtım Mart 2014 Sayı 120 Başkanımız ile yapılan röportaj

SUDER, MEB ile Önemli bir Protokole İmza Attı

 

Su Yalıtımcıları Derneği (SUDER) kısa bir süre önce Milli Eğitim Bakanlığı ile önemli bir protokole imza attı. Konuyla ilgili bilgi aldığımız SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Ali Murat Ekin, "İki kurum arasında 10 Şubat 2014 tarihinde imzaladığımız yeni protokolün, yaklaşım ve kapsam itibariyle sektörümüz açısından bir ilk olduğunu söyleyebilirim. Sektörümüzün eğitimli ve vasıflı iş gücüne ihtiyaç duyduğu; ancak meslek okulları ve sektör ilişkilerinin istenen düzeyde olmadığı yadsınamaz bir gerçek. Protokolün bu noktada da fayda sağlayacağını düşünüyor ve bizimle aynı görüşte olan paydaşlarımızı faal olarak yanımızda yer almaya çağırıyoruz" diyor...

 

Yalıtım: SUDER’in kuruluşundan bugüne kadar olan gelişim sürecinden bahsedebilir misiniz?

 

Ali Murat Ekin: SUDER, su yalıtımının bina güvenliği ve direnci için ne denli önemli olduğunu kamuoyuna anlatmak, su yalıtımının belirli standartlar çerçevesinde yapılmasının önemine dikkat çekmek, sektörün denetimi ve gözetimi hususunda yetkili devlet organlarını uyarmak ve bina yapımında ilgili kişilerin su yalıtımı hakkında yeterli bilgilerle donatılmasını sağlamak amacıyla 2006 yılında kurulmuştu. Kurulduğumuz günden bu yana da toplumu su yalıtımı konusunda bilinçlendirmeyle ilgili görevimizi başarıyla yerine getiriyoruz. 

Her teknik detayın, yaşamsal konfora göre planlandığı bir çağda yaşıyoruz. Yalıtım konusuna da bu açıdan bakmamız gerekir. Isı ve ses yalıtımı gibi su yalıtımın dışında kalan uygulamalar elbette ki yaşam alanları için farklı konfor ve farklı faydalar sağlayan uygulamalardır. Ancak temelden çatıya düşünülen tüm yalıtım detayları içerisinde su yalıtımı, yaşamsal değer taşıyan, telafisi zor ve hatta imkansız bir uygulama grubudur. Su yalıtımı dışındaki diğer uygulamalar, binanın inşa aşamasında ihmal edildiğinde, zaman içinde ortaya çıkan sorunlar daha sonra daha maliyetli de olsa çözülebilmektedir. Oysa su yalıtımı bir bütün olarak yapının inşası ve zemini fikrinden hemen sonra düşünülecek ilk uygulamadır. 80-100 yıl ömürlü tasarlanan binalar su yalıtımı uygulanmadığında, 25-30 yılda yaşam eğrisini tamamlamakta ve korozyonun yol açtığı hasar, bina statiği üzerindeki etkisini ilk on yılda göstermektedir. Bu bağlamda bina yapım aşamasında ihmal edilen su yalıtımı, ilk yatırım maliyeti yüksek olan yapının, korunamaması ve korozyona uğraması nedeniyle ömrünün yaklaşık yüzde 60’ını kaybetmesi anlamına gelir. Korozyon yüzünden direnci yok olan binaların, içinde yaşayanlar açısından birer mezara dönüşebildiğini Marmara Depremi ve Van Depremi gibi yakın zaman öncesinde yaşadığımız depremlerde maalesef acı bir şekilde tecrübe ettik. 17 Ağustos 1999 tarihli Marmara Depremi’nde, yıkılan binaların yüzde 64’ünün, su yalıtımı olmadığı için taşıyıcı sistemlerinin korozyona uğraması sebebiyle yıkıldığı, resmi bir veridir. Bu noktada irdelememiz gereken şey, bizden daha fazla depreme maruz kalmasına rağmen bizim yaşadığımız tabloyla karşılaşmayan ülkelerin bunu nasıl başardıklarıdır. Çağdaş, bilime uygun davranışlar ve kültürler geliştirmiş ülkelerin yaptığı uygulamaları örnek alarak, ülkemizde de bu farkındalığı oluşturabilmek adına derneğimiz çok doğru bir noktada bulunuyor.

 

Yalıtım: Bir STK olarak duruma nasıl yaklaşılması gerektiğini düşünüyorsunuz?

 

Ali Murat Ekin: Öncelikleri doğru belirlemek ve bu alanda hizmet vermek gerekiyor.  Dernek olarak kurulduğumuz 2006 yılından bugüne misyonel hatalara düşmemiş olmamız, sektörümüz açısından çok önemli bir artı değer oluşturmuştur. Bizim önceliklerimiz eğitim eksikliği, vasıfsız uygulama ve kayıt dışılıktır. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teknik Okullarda yürürlükte tuttuğu, eski bilgilerden oluşan Eğitim Modülünü 2012 yılı itibariyle mümkün olduğunca değiştirerek yeniden düzenledik. Bu konuda yetkili makamlarla yürüttüğümüz olumlu işbirlikleri ile önerimiz olan yeni modülü yürürlüğe koydurmamız da konuya ciddiyetle yaklaşımımız sayesinde gerçekleşmiştir. Çok kısa bir süre önce Milli Eğitim Bakanlığı ile bu alanda önemli bir protokole imza attık. 

 

Yalıtım: MEB ile yapılan protokolün kapsamı ve detaylarını özetleyebilir misiniz?

 

Ali Murat Ekin: Bizden önce görevde olan yöneticilerimiz de bu konuda önemli çalışmalar yapmışlar ve 12 Ocak 2010’da MEB ile bir protokol imzalamışlardı. Bugün imzaladığımız protokole göre daha dar bir kapsama sahip olan çalışma neticesinde İstanbul’daki iki okulda son derece başarılı işler yapıldı. Bu bağlamda imzaladığımız yeni protokolü, ilk protokolümüzün başarısı üzerine inşa ederek geliştirdiğimizi söylersek yanlış olmaz. Açıkçası iki kurum arasında 10 Şubat 2014 tarihinde imzaladığımız yeni protokolün, yaklaşımı ve kapsamı itibariyle sektörümüz açısından bir ilk olduğunu çok rahatlıkla ifade edebilirim. 

Bu protokol sayesinde ulaşmayı hedeflediklerimizi ise şöyle sıralayabilirim; Türkiye çapında özellikle su yalıtımı konusunda eğitim vermekte olan tüm teknik okullarımızda görev yapan öğretmenlerimizi, derneğimizin uzmanları tarafından verilecek hizmet içi eğitimlere tabi tutarak güncel bilgilerle donatmak istiyoruz. Dernek olarak konumuzla ilgili eğitim veren okullarımızda su yalıtımı ve zemin kaplama ile ilgili teknik dokümantasyon, güncel broşür, katalog ve CD gibi materyaller ile zenginleştirilmiş kütüphaneler ve yalıtım köşeleri oluşturmayı planlıyoruz. Kuracağımız mailing sistemimizle belirli periyodlarda göndereceğimiz makale, çeviri, uygulama videoları gibi teknik bilgiler ile öğrenci ve öğretmenlerimizin bilgilerini sürekli güncel tutmayı hedefliyoruz. Derneğimize üye olan kuruluşların bünyesinde, elimizden geldiğince çok sayıda öğrencimize staj imkânı sağlamak, alan öğretmenlerimize ise işbaşı eğitimi vermek istiyoruz. Sektörümüzde çalışanlara ya da çalışmak isteyenlere yönelik olarak ise Meslek Edindirme Kursları ve/veya Geliştirme ve Uyum Kursları açarak ülke ekonomimize ve sektörümüze katkı sağlamayı hedefliyoruz. 

 

 

Yalıtım: Neden böyle bir protokole ihtiyaç duyuldu, beklentileriniz neler?

 

Ali Murat Ekin: Sektörümüzün eğitimli ve vasıflı iş gücüne ihtiyaç duyduğu, ancak meslek okulları ve sektör ilişkilerinin istenen düzeyde olmadığı yadsınamaz bir gerçek. Protokolün bu noktada da fayda sağlayacağını düşünüyor ve bu konuda bizimle aynı görüşte olan paydaşlarımızı faal olarak yanımızda olmaya çağırıyoruz. Ülkemizde 147 adet inşaat alanında eğitim veren Meslek Okulu var. Bu okulların tamamı protokolümüz kapsamına giriyor. Bu protokol ile alan okullarında eğitim veren öğretmenlerimizi su yalıtımı açısından güncel bilgilerle donatarak konusunda daha yetkin hale getirmek, öğrencilerimizde ise eğitim gördükleri alanda, sektörün onlara ihtiyacı olduğu farkındalığını yaratabilmek en önemli beklentimiz. İrtibat kurduğumuz tüm yönetici ve öğretmenlerden de çok olumlu geri dönüşler alıyoruz. Bu ihtiyacın farkında olmaları, faaliyetlere katılarak daha da yaygınlaştırılması ve etkisinin artırılmasına yönelik yapılacak çalışmalar için gönüllü olmaları çok sevindirici.

 

Yalıtım: Yapılan çalışmanın sektöre nasıl bir faydası olacak?

 

Ali Murat Ekin: Su yalıtımı bağımsız örgütlenme için yeterince büyük bir alan. Mesela Avrupa’da kimi ülkelerde su yalıtımının alt dallarından birisi için kurulmuş sadece tek konu ve tek yöntem süreçli STK’lar var. Böyle bir oluşum şu an için ülkemizde yok. Dolayısıyla bu açıdan baktığımızda, Avrupa’nın çok çok gerisinden gelen bir ülkede, su yalıtımının tüm alanlarını ve yöntemlerini temsil eden bir dernek olarak bu protokol sayesinde davamızı daha çok anlatabileceğimizi ve tanıtabileceğimizi düşünüyorum. 

Kurguladığımız sürecin, tekniker ve uygulamacı kaynağımızın, meslek okullarında eğitim almış gençlerimizden oluşması idealimizin gerçekleşmesi açısından da faydalı olacağına inanıyorum. Öğretmenlerimiz ve gençlerimiz sektörümüzü yeterince tanımıyorlar. Elbette çok önemli firmalarımızın da konuyla ilgili bazı protokolleri var. Ancak bir STK olarak kar amacı gütmememiz, bilgiyi objektif ve hiçbir alan gözetmeksizin alternatiflerle sunmamız, daha rahat iletişim kurmamıza ve kabul görmemize imkan sağlıyor. 

Usta Sertifikasyonu ile ilgili de çalışmalarımız olacak. Bu yönde çok yoğun talep alıyorduk. Mevcut durumda, uygulama yapan ustalarımız bu sayede sınanarak sektör için seçilmiş hale gelecekler. 

 

Yalıtım: Protokolle ilgili ne gibi geri dönüşler alıyorsunuz?

Ali Murat Ekin: Protokol kapsamında ülkemizde inşaat ve yalıtım alanında eğitim veren okullarımızın tecrübeleri, fiziki şartları, hangi kaynaklardan bilgi alabildikleri, özel sektör ile ilişkileri hakkındaki görüşleri, laboratuvarlarının olup olmadığı, var ise sahip olunan imkanları hakkında bilgi edinmek amacıyla çok kapsamlı bir anket düzenledik ve ilgili birimlere gönderdik. Yanıtlar halen gelmeye devam ediyor. Şu anda bile meslek okullarımızla ilgili en geniş ve detaylı durum bilgisine sahip dernek konumundayız. Çalışmamız neticelendiğinde edindiğimiz bilgileri MEB ve sektörümüz ile de paylaşacağız. Bu bilgilerin ülkemiz ve sektörümüz açısından yapacağımız çalışmalara yön vereceğine inanıyoruz. Şu ana kadar görüştüğümüz okullardan çok olumlu görüşler alıyoruz. Her gün birçok okulumuzdan pilot okul olma ya da protokol kapsamında faaliyetler için onları seçmemiz noktasında talepler geliyor. Açıkçası bu durum da teşhisimizin doğruluğunu gösteriyor ve bizi daha büyük bir istekle çalışmaya sevk ediyor. 

 

 

Yalıtım: Protokolün sağlıklı yürüyebilmesi için paydaşlarınızdan beklentileriniz nelerdir?

 

Ali Murat Ekin: Gündelik ekonomiyle ilgili sıkıntılar yaşanan bir dönemden geçiyoruz. Ancak bunu da daha önceki yıllarda yaşadıklarımız gibi aşacağımız aşikâr. Üyelerimizin ve paydaşlarımızın, çalışma planlarını derneğimizde faal bir şekilde görev alarak, geleceğe dönük yapmalarını umuyoruz. SUDER, sahip olduğu bilgi birikimi ile bu süreci yönetecek tecrübe ve deneyime sahip. Ancak daha çok gelişmeli ve her açıdan kuvvetlenmeliyiz. Doğru bir alanda, doğru bir çalışma anlayışı içindeyiz ve tarafsızlığımız da malum. Henüz üyemiz olmayan kuruluşların da derneğimize üye olmasını ve katkı sunmasını bekliyoruz.

 

 

 

 

Yalıtım Dergisi / Ekim 2012 / Sayı 103 Genel Sekreterimiz ile yapılan röportaj

 

SUDER Genel Sekreteri Selçuk Taçalan: “Su Yalıtımı Yeterince Dikkate Alınmıyor!..”

Geçtiğimiz aylarda SUDER Genel Sekreterliği görevine getirilen Selçuk Taçalan’dan dernek ve binalarda su yalıtımının önemi hakkında bilgi aldık. Türkiye’nin deprem kuşağında yer alan bir ülke olduğunu anımsatan Taçalan, “Kamuoyuna bu tehlikeyi hatırlatmak ve su yalıtımının önemini vurgulamak istiyoruz” diyor...
Su yalıtım bilinci ve uygulamalarının ülke çapında yaygınlaştırılması; ilgili merciiler, kurumlar, kuruluşlar, toplumsal organizasyonlar nezdinde girişimlerde bulunulması ve su yalıtım sektörünün ilgili platformlarda temsil edilmesi amacıyla 2006 yılında, aralarında Yapı Servis, Emülzer, Engin İzolasyon, Sika, Türk Henkel, Maxit ve Epozem firmalarının da bulunduğu bir yapılanma ile kurulan SUDER, yaklaşık üç ay önce Esenyurt’taki yeni dernek binasında hizmet vermeye başladı. SUDER’in bugünkü Yönetim Kurulu Ali Murat Ekin (Başkan, Fixa Yapı Kimyasalları), Özcan Özman (Emülzer), Sipahi Başoğlu (Yapı Servis), Boran Bilen (Epozem) ve Hikmet Can Altıok (Türk Henkel)’dan oluşuyor. Son dönemde eğitim faaliyetlerine ağırlık veren SUDER’in Genel Sekreterliğini ise Selçuk Taçalan yürütüyor.

Biz de Taçalan’dan Dernek ve su yalıtımının önemi hakkında bilgi aldık. Türkiye’nin deprem kuşağında olan bir ülke olduğunu anımsatan Taçalan, “SUDER olarak insanlarımıza bu tehlikeyi hatırlatmak ve su yalıtımının önemini anlatmak istiyoruz. 17 Ağustos depremi, sonuçları itibariyle tüm ülkeyi bir yıkım süreciyle karşı karşıya bıraktı. Deprem sonrasında elde edilen bulgular da ülkemizde yapı güvenliğini tartışılır hale getirdi. Neredeyse tamamının deprem etkisi altında olduğu ülkemizde, su yalıtımının gereğince dikkate alınmadığı görüldü. Biliyorsunuz korozyon yapıların en ciddi düşmanı. İnsan, ‘acaba korozyon etkisi, yanlış uygulamalar ve standart dışı malzeme kullanımı olmasaydı kaybımız ne kadar azalırdı’ diye sormadan edemiyor. İnsanlarımızı bilinçlendirmenin yanı sıra bu sektörde uygulama yapan ustalarımızı, ara sektör yöneticilerimizi ve yarın bu işi yapacak olan gençlerimize de eğitimler veriyoruz” diyor.

Yetişmiş insan gücünün usta-çırak marifeti ile güncellenip geliştiği sektörde, her ne kadar teknik okullar ve son yıllarda açılan ilgili eğitim kurumları olsa da ana kaynağın halen “usta-çırak” sürecinden elde edildiğini ifade eden Taçalan, “Bunu da üzülerek söylemeliyim ki bu yöntem, geçerli bir sertifikasyon sürecini kapsamadığı için varolan yanlış uygulamayı ve eğitim açısından kontrol edilemezliği maalesef yeni kuşağa aktarmak anlamına da geliyor” uyarısında bulunuyor ve şöyle devam ediyor: “Bu sıkıntıyı gidermeye çalışan saygın üretici firmalarımız elbette var. Ancak onlar bu eğitim sürecini oluşturmuş olsalar bile bu ‘markanın eğitimi’ olmaktan öte gidemiyor. Bu açığı SUDER’i kurarak kapatmak istedik. Amacımız, hiçbir marka, ürün grubu ya da uygulama alışkanlığı etkisinde kalmaksızın tüm su yalıtım ürünlerini ve uygulama tekniklerini sektörümüze ve sektörümüzün geleceğine aktararak, su yalıtımı açısından pazara eğitim sürecini objektif olarak tamamlamış ve bunu da belgeleyebilen ‘eğitimli işgücü’ oluşturmak. Derneğimizin 2009 yılında başlattığı ve usta eğitimlerine yönelik Milli Eğitim Bakanlığı onaylı Yalıtım Usta Sertifikası konusunda Bakanlığın ilgili birimleri ile bir protokol imzaladık. Bu, sektörde ilk adımı atan Onursal Fahri Üyemiz Hıdır Akpınar’ın katkılarıyla gerçekleştirildi. Bu protokol sektörümüz için bir ilkti, daha sonra bizden gören diğer dernekler de bu yönde bir amaç edindiler. Bu alanda öncü olduğumuz için gururluyuz. Bu protokol sonucu İstanbul’da İSAV Endüstri Meslek Lisesi ve Ümraniye Endüstri Meslek Lisesi’nde 48 saatlik eğitimler verdik. Bu pilot uygulamalar bizi, çalışmalarımızı ülke çapında yaygınlaştırma azmine itti...”

Eğitimlerimiz devam edecek
“Yaklaşık 120 teknik okulumuzda da aynı eğitimi, sektörde oluşan yeni ürün ve bilgileri de ekleyerek, sektörel eğitim altyapımızı kuvvetlendirmek amacı için hizmet etmek derdindeyiz. Bunun için Bakanlığın ilgili birimleriyle müşterek çalışmalarımız devam ediyor. Bunun dışında üye firmalarımız dernek merkezimizde bulunan eğitim salonumuzda kendi alanları ile ilgili kuramsal ve pratik eğitimlerde veriyorlar. Ayrıca Kocaeli Üniversitesi’nde 26 Şubat 2010’da ‘Su Yalıtımının Önemi, Su Yalıtımı Uygulamaları ve Su Yalıtımı Sektörü’ konulu bir panel düzenledik. Önümüzdeki süreçte yeni paneller düzenlemeye devam edeceğiz...”

Sadece ısı yalıtımı gerçekçi değil!..
“Ülkemizde bir kısmı henüz tam oluşamamış olsa da su yalıtımıyla ilgili standartlar var. Burada ana mesele, özellikle temelden başlayan su yalıtımı sürecinde bu standartlarda uygulamaların zorunlu olarak yapılması ve uygulamaların şaşmaz bir şekilde kontrolü. Su yalıtımının çözülmediği, korozyondan korunmayan yapıların, enerji tasarrufu için diğer yalıtım süreçlerinden geçmesi bizce gerçekçi değil. Öyle ya, yapının kendini ve barındırdığı diğer değerleri korumadan, sadece ısı yalıtımı ile elde edeceği enerji tasarrufu ne kadar gerçekçi olabilir ki?..”

Derneğe üyelik için giriş ücreti talep etmiyoruz
“Sektörün her alanında firmalarımızın derneğimize katılmasını, aktif olarak çalışmasını istiyoruz. Üye profilimiz açısından tüm ‘Türkiye’nin Derneği’ olma amacındayız. Geçmişe göre Türkiye bugün birçok ürünün Anadolu’nun birçok yerinde imalatını yapabilen bilgi birikimine ve sermayeye sahip hale geldi. Bu yüzden temsil anlamında tüm yurttan gelecek üyelikler bizim için çok önemli. Derneğimize üç ayrı statüde üye kaydediyoruz. Bunlar uygulayıcı, satıcı ve üretici üyeler şeklinde. Dernek olarak abartılı giriş ücretlerinin maalesef temsil anlamında bir adaletsizlik doğurduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden üyelik için herhangi bir giriş ücreti talep etmiyoruz. Sadece cüzi miktarlarda yıllık üye ödentilerimiz var. Son dönemde Balcıoğlu, Jaeger İzolasyon Bantları, İzyapı İzolasyon, B.R.N. İzolasyon, Ulubaşlar Çatı ve Cephe gibi yeni üyelerimiz de aramıza katıldı.”

 

  • Haberler
  • Forum
Su Yalıtımı
Su Yalıtımı malzemeleri
E - Posta Aboneliği
 
 
Üye Firmalar
İZ YAPI İZOL. VE YAPI MA
03243217370
İZOLA İZOLASYON YAPI TİC
02163795194
SUKAR YALITIM VE İNŞAAT
02163178686
GNÇ YAPI İNŞAAT DEKORASY
02623355581
ADERANS İZOLASYON SAN.Tİ
03442320909
İZOTEN İNŞAAT ve İZOLASY
03123850351
MAPEİ YAPI KİMYASALLARI
03122278484
KESKİNİM İZOLASYON LTD.Ş
02165920032
Design by Pathe

Copyright © 2012