Röportaj: Yalıtım Dergisi Temmuz 2015


 Yalıtım Dergisi Temmuz 2015 Sayısı :Röportaj

SUDER Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Çolak: "Sektörel Bir Envanterimiz Yok"

Mayıs ayında SUDER (Su Yalıtımcıları Derneği)?in Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Bülent Çolak?tan Derneğin gündemi, faaliyetleri ve hedefleri hakkında bilgiler aldık. Üye sayısını artırmayı planladıklarını ve en büyük hedeflerinin, sektörde tüketiciden başlayarak üretici, uygulayıcı ve satıcıları su yalıtımı konusunda bilinçlendirmek; daha sonra da standartları etkili ve uygulanabilir bir hale getirmek olduğunu vurgulayan Çolak, su yalıtım sektörünün en büyük eksikliklerinden birisini ise, ?Sektörel bir envanterimiz yok. Su yalıtım pazarının büyüklüğünü ve ürünlerin pazar paylarını bilmiyoruz? sözleriyle özetliyor ve üretici firmaların genel müdürlerinden satış elemanlarına kadar herkesi, bu verilerin oluşturulmasına katkı sağlamaya çağırıyor. Çolak ayrıca, SUDER olarak Kapalıçarşı?nın çatısının bir bölümünün su yalıtımını yapmaya da talip olduklarını vurguluyor. 
Yalıtım:
 SUDER yeni dönemde neler hedefliyor?

Bülent Çolak:
 Öncelikle derneğimizin benden önceki tüm başkan ve yönetim kurullarına teşekkür etmek istiyorum. SUDER her yeni dönemde üstüne ekleyerek büyüyor ve gelişiyor. Bunda, önceki yöneticilerimizin payı büyük. Bu vesileyle Genel Sekreterimiz Selçuk Taçalan’a da teşekkür etmek istiyorum. Kendisi, SUDER’in bugünlere gelebilmesi için çok önemli hizmetlerde bulundu, bulunuyor. SUDER bugüne kadar olduğu gibi birlikte koşmaya ve bu koşuda yeni paydaşlar edinmeye devam edecek. 2006 yılında altı üye firmayla kurulan SUDER’in üye sayısı 69’a ulaştı. Üye sayısını bir yıl içinde iki misline çıkarmayı planlıyoruz. En büyük hedefimiz ise sektörde tüketiciden başlayarak üretici, uygulayıcı ve satıcıları su yalıtımı konusunda bilinçlendirmek; daha sonra da standartları etkili ve uygulanabilir bir hale getirebilmek. Doğru işler yapmak istiyoruz. Diğer sektör dernekleriyle ilişkilerimiz sürüyor. Bundan sonraki ilişkilerimizde üniversiteler ve meslek yüksekokulları da çok önemli yer tutacak. Eğitimlere aynı hızda devam edeceğiz. 2015 programımızda, üniversite ve meslek yüksekokullarındaki ders sayımızı artırmak da bulunuyor. 
SUDER olarak su yalıtım sektöründe başta büyük ve uluslararası firmalar olmak üzere faaliyet gösteren tüm firmaların desteklerini bekliyoruz. Özellikle büyük üreticilerin tek başlarına bazı sorunlarla mücadele edeceklerine SUDER ile birlikte çok daha etkili olabileceklerine inanıyorum. SUDER, bugüne kadar olan çalışmalarında bunu ispatladı. Hepimizin hedefi su yalıtım pazarını bilinçli şekilde büyütmek. Sektörde çok fazla ürün var ve çok fazla yanlış uygulama yapılıyor. Bu unsurların disipline edilmesi gerekiyor. Pazar büyürken kimsenin milli serveti heba etmesini istemiyoruz. Tüketicinin cebinden çok fazla para çıkmasını da istemiyoruz. SUDER olarak su yalıtımıyla ilgili standartların oluşturulması için de çalışmalar yürütüyoruz.
Su yalıtım sektörünün en büyük eksikliklerden birisi de pazar hakkında bilimsel verilerin olmaması. Pazarın büyüklüğünü ve ürünlerin pazar paylarını bilmiyoruz. Sektörel bir envanterimiz yok. Üretici firmaların genel müdürlerinden satış elemanlarına kadar herkesin içtenlikle bu verilerin oluşturulmasına katkı sağlaması gerektiğine inanıyorum. Derneğin ve firmaların kendi stratejilerini geliştirmek, hedeflerini belirleyebilmek için bu verilere acil ihtiyaç var. Sonuçta söz konusu veriler bütün üretici firmaların işine yarayacak. Çok sayıda ürün grubu var ve herkes farklı çalışmalar yürütüyor. Bizim derdimiz, bunları homojen hale getirip herkesin karşısına daha güçlü çıkabilmek.
 
Su yalıtım malzemelerinin en çok katkısının olduğu yerlerden biri de eski ve tarihi yapılar... Bu yapıları korumak için su yalıtım malzemelerinin çok önemli işlevleri vardır. Bu kapsamda SUDER olarak Kapalıçarşı’nın çatısının bir bölümünün bedelsiz olarak su yalıtımını yapmaya talibiz. Yağmur yağdığında Kapalıçarşı’nın koridorlarında kovalar görülüyor. Kapalıçarşı’nın bu manzarayı hak etmediğini düşünüyoruz. Su yalıtımını insanlara anlatmak ve halkımızı bilinçlendirmek için böyle bir girişimin çok önemli olduğuna inanıyoruz.  

Yalıtım:
 Su yalıtımı pazarında ne tür sorunlar görüyorsunuz ve bu sorunların çözüm yolları sizce nelerdir?

Bülent Çolak:
 Sektördeki sorunları üreticilerin, uygulayıcıların, satıcıların ve son olarak da tüketicilerin sorunları olarak dört başlıkta incelemek gerekir...
Üretici firmalar, ürettikleri ürünleri istedikleri katma değerle satamıyorlar. Uygulayıcı firmalar, uygulamasını yaptıkları işlerin bedelini müteahhitlerden çok geç alabiliyorlar. Bu nedenle iflas eden çok sayıda uygulamacı taşeron firma var. Taşeron, kullandığı yalıtım malzemesini üretici firmadan 60 gün veya 90 gün vadeyle alıyor. Ama bunu şantiyede uyguladıktan sonra ücretini alabilmesi çok daha fazla uzun bir zaman sürüyor. Bu sorunları minimize etmek için SUDER bünyesinde hukuk danışmanlığı hizmeti vermeye başladık. İlk eğitimimiz ise 14 Temmuz’da yapılacak.
Haksız rekabet de en büyük sıkıntılardan birisi. Sigortasız işçi çalıştıran, fatura kesmeyen firmalar fiyatları indirip, işlerini yasal çerçevede yürüten firmaları çok zor durumda bırakıyorlar. Satıcı firmaların ise karları gün geçtikçe azalıyor. Herkesin sıkıntısını gidermek için en sağlıklı yöntem, pazarı büyütmek. Pazarı büyüttüğümüz ve denetlemeyi iyi yürüttüğünüz zaman bu sorunların büyük kısmının düzeleceğine inanıyorum. Fakat büyümeye rağmen denetleme düzgün yapılmazsa sorunlar daha da artar. Bu kapsamda denetim konusunda da, eğer yetkilendirilirse SUDER’e büyük bir sorumluluk düşecek.  
Su yalıtımı malzemesi üreten uluslararası firmalar, gelişmiş Ar-Ge faaliyetleri nedeniyle hep bir adım önde oluyorlar. Uluslararası tecrübelerini Türkiye’ye taşıyorlar ve ürünlerle çok öne çıkıyorlar. Dolayısıyla yerli firmalarımızın bu duruma ayak uydurması ve Ar-Ge’ye yatırım yapması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda Yalıtım Sektörü Başarı Ödülleri de itici bir güç olmaya başladı. Su yalıtımı kategorisinde yerli firmaların ürünlerini gördükçe bizler de mutlu oluyoruz.
 

 

Yalıtım:
 Yasal düzenlemelerle ilgili talepleriniz var mı? 

Bülent Çolak:
 Su Yalıtımı Yönetmeliği’nin bir an önce çıkarılması gerekiyor. Fakat seçimlerden ve ülke gündeminden dolayı herkes beklemede. Hükümet kurulduktan sonra daha önceki süreçte yapmış olduğumuz gibi ilişkilerimizi kuvvetlendireceğiz. Geçen sene özellikle Su Yalıtımı Yönetmeliği konusunda Bakanlık nezdinde kurulan çalışma grubu çok verimli işler yapmıştı. Çalışma grubunda faaliyet gösterirken sürekli bir adım sonraya hazır olmaya özel çaba sarf ettik ve bunu da başardık. SUDER’in elinde Su Yalıtımı Yönetmeliğiyle ilgili çok gelişmiş ve su yalıtımının tamamını kapsayan bir know-how oluştu. 

Yalıtım:
 Geçen sene MEB ile yaptığınız protokolden dolayı SUDER’in oldukça yoğun bir dönem geçirdiğini gördük. Bu konuyla da ilgili bilgi alabilir miyiz?

Bülent Çolak:
 Evet geçen sene MEB ile yaptığımız protokol ile önemli bir çalışmaya start verdik. Protokol kapsamında öncelikle tüm meslek okulları ile bir anket çalışması yaptık. Ve bu ankete çok yüksek bir katılımla yanıtlar aldık. Üyelerimizce daha önce hazırlanan ve su yalıtımını tüm yanlarıyla objektif olarak anlatan seminer notlarımızı güncelledik. Tüm illerimizde bulunan Teknik Meslek Lisesi teknik öğretmenlerimizi 28 ilde 32 kampüs okulda seminer almasını planladığımız protokolümüz kapsamında geçen sene İstanbul, Ankara ve İzmir’de toplam 8 kampüs okulda 200’den fazla öğretmenimize 4000 adam/saat eğitim verdik. Seminerlerimizin üyelerimizin çok değerli teknik yöneticileri tarafından verilmesi ayrı bir anlam ve değer de oluşturdu. Böylelikle teknik öğretmenlerimiz hem güncel teknik ve uygulamalı bilgiye hem sektör pratiğine ulaştılar. Sektörümüzün önemli teknik insanları, kendi üretmedikleri ürünleri de kapsayan tüm su yalıtım çözümleri hakkında bilgiler aktardılar. Kendilerine teşekkür ederim. Bu gönüllü çalışmalarımız devam edecek.

Yalıtım:
 Su yalıtımı konusunda son tüketicinin maruz kaldığı sıkıntılar nelerdir? 

Bülent Çolak:
 Geçmiş yıllarda su yalıtımı pek bilinmiyordu. Şimdi ise sıkıntılar gün geçtikçe azalıyor. Ama yanlış malzeme seçimi veya yanlış uygulamadan dolayı sıkıntılar sürüyor. Aslında bu sorun sadece üreticilerle, uygulamacılarla çözülecek bir sorun değil. Mimar ve mühendislerin de bu konuda kendilerini geliştirmesi lazım. Onun için de üniversiteler ve meslek yüksekokullarıyla ilişkilerimizi geliştiriyoruz. Tasarım sürecinde mimarlara düşecek çok önemli görevler var. 
Bu konuyla ilgili üniversitelerle de çalışmalarımız var. Üretici firmalar da kendi çalışmalarını yürütüyorlar. Bu yıl üniversitelerle SUDER olarak bir çalışma yapacağız. Bunun en kolay yöntemi doğrudan mimarlara seminerler vermek. Ama maalesef mimarlardan gerekli ilgiyi göremiyoruz. 1999 depremi öncesi korozyonun zararlarını anlatmaya çalışıyorduk ama pek kimse aldırış etmiyordu. Fakat depremden sonra doğal olarak görüldü ki binaları yıkan en büyük etken korozyon. Deprem sonrası su yalıtımına ilgi çoğalmıştı fakat üç dört yıl sonra depremin yarattığı psikoloji unutulmaya başladığında korozyon tehlikesi de yine arka plana itildi.
 

Yalıtım:
 Su yalıtımı sektöründe firma sayısı ve ürün anlamında bir fazlalık var mı? İleriki yıllarda hangi ürün gruplarının ön plana çıkacağını tahmin ediyorsunuz ve su yalıtım malzemelerinde teknoloji ne yönde ilerliyor?

Bülent Çolak:
 Türkiye’deki su yalıtımı pazarı, inşaat sektöründeki büyümeden daha fazla büyüdü. Türkiye’de inşaat yüzde 4-5 büyürken, su yalıtımı yüzde 10 büyüyor. 2015’e kadar bu böyle devam etti. Firma sayısı açısından fazlalık var ama bu sayı daha da artacak. Süreç içinde de kötüler elenecek. Eğer bizler, yönetmeliği devreye sokarsak, buna ayak uydurabilecek firma sayısı azalacak veya mevcut üreticiler daha kaliteli malzeme üretecekler. Merdivenaltı üretim yapan firmalar da kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalacaklar. 
Her uygulamada fonksiyonu uygun, doğru detayı bulmak lazım. Fiyat ve performansa da bakılması gerekiyor. Çağımızda artık daha kolay uygulanabilir su yalıtım malzemeleri daha çok talep görmeye başladı. “Do it your self” denilen ürünlerin pazar paylarının artacağını düşünüyorum. Yurtdışında da trend bu yönde. Teknolojik gelişmeler daha çok sentetik membranlar ve sürme yalıtım malzemelerinde oluyor. Hibrit teknolojiler, poliüretan ve poliürea gibi malzemelerle daha kolay uygulanabilir malzemeler dikkat çekiyor. Tabii ürünlerin UV dayanımları da gelişiyor. Esneklikleri artıyor. Daha kolay uygulanabilir ve çevreye zararı minimize edilmiş malzemelerin sayısı çoğalıyor


  • Haberler
  • Forum
Su Yalıtımı
Su Yalıtımı malzemeleri
E - Posta Aboneliği
 
 
Üye Firmalar
GNÇ YAPI İNŞAAT DEKORASY
02623355581
Kalekim Kimyevi Maddeler
02124230018
GRUP İZOLASYON TEKNOLOJİ
02826530878
ENGİN İZOLASYON SAN. TİC
02124421730
NUFA YALITIM İNŞAAT SAN.
02122945851
ZET İZOLASYON ROT. OTO.T
02126011030
Karataşlı İzolasyon Mim
0212 727747
BURAY MÜHENDİSLİK LTD.ŞT
04223250032
Design by Pathe

Copyright © 2012